Moskova

Moskova

29 Mart 2017 Çarşamba

Kürk Avcılığına Tepki İçin Ayılarla Çekilen Fotoğraflar ve Şok Edici Bir Ayrıntı

 Kaynak: http://www.aylakkarga.com/


Fotoğrafçı Olga Barantseva, insanlarla vahşi hayvanların uyum içinde yaşayabileceklerini göstermek üzere kolları sıvadı ve avcılığa karşı radikal bir çalışma hazırladı.

Ancak çektiği pozlardan birinin herkesi şok edebileceğini düşünemedi. Barantseva o poza rağmen çalışmasının arkasında duruyor. İşte tartışmalara yol açan o pozun yer aldığı fotoğraflardan bazıları:

İki modelle gerçekleşen çekimlere Moskova'da bir ormanlık alan ev sahipliği yaptı.

Fotoğrafların internette yayınlanmasıyla konu bir anda viral bir paylaşıma dönüştü.

Stephen adındaki 650 kg. ağırlığında bir ayıyla yapılan çekimlerde hiçbir sorun çıkmadı. Stephen ve modellerin uyumlu çalışması ortaya güzel görüntüler çıkarttı.

Ancak avlanmaya karşı bir kampanya sırasında modellerden birinin kürk giymesi hayvanseverler başta olmak üzere herkesi şok etti.

Bu poz yüzünden büyük eleştiriler alan Barantseva, yine de çalışmasını savundu.

Olga Barantseva, tüm çalışmanın sadece Rusların ayılarla iyi iletişimine değil, tüm dünya insanlarının ayılarla iletişimine dikkat çekmesini hedeflediğini belirtti. Kürk manto olayına karşı yorum yapmayan Barantseva, çalışmasının ve Stephen'ın arkasında durdu. 


Karikatür: İgor Kiyko


"Benim "pervaç"ımın (ev yapımı içki)
üçüncü kadehinden sonra genellikle herkes uçuyor!.."


Not:
Pervaç (Первач ), Rusların ev yapımı, votkadan bile daha sert geleneksel alkollü içkisi “samagon”(Самогон)’un ilk damıtılmasından elde edilen bir içki türü. 


Turist olarak Moskova ve St.Petersburg'u gezmek kaç paraya mal oluyor?


Selim Saygıner, Moskova


Rusya Tur Operatörleri Birliği (ATOR), rublenin değer kazanmasıyla beraber yabancılar için Rusya'yı gezmenin yüzde 10-20 oranlarında pahalılaştığını, ortalama bir turistin Moskova ve St. Petersburg şehirlerine yapacağı gezinin 1500 dolara (5490 lira) mal olacağını açıkladı.

Yapılan açıklamaya göre Moskova ve St. Petersburg'a yapılacak bir haftalık ortalama bir seyahatin sunulan hizmetlerin kalitesine göre 900 dolardan 2500 dolara kadar yükselebileceği belirtiliyor. Ayrıca yabancıların, Rusya seyahatine başlamadan 60 gün önce tur satın aldığı söyleniyor.

Rusya'ya gelen turistlerin rotası da değişmiyor; yüzde 95'i zamanlarını Moskova ve St. Petersburg'da geçiriyor.

ATOR'a göre turistlerin bu iki şehir dışına çıkmasının temel sebebi altyapı eksikliği ve lojistik zorluklar.

Nadir de olsa Rusya'nın Kazan şehrini, Baykal gölünü, Altay ve Kamçatka bölgesini ziyaret eden turistler de var.
Bir diğer veriye göre turistlerin Rusya'yı ziyaret etmesinde 'vize' çok büyük rol oynuyor. ATOR verilerine göre Rusya'nın vize muafiyeti getirdiği ülkelerle turizm ilişkileri hızlı bir şekilde yükseliyor. Örneğin Türkiye-Rusya arasında imzalanan vizesiz giriş-çıkış anlaşmasından sonra her yıl Rusya'ya gelen Türk turistlerin sayısı iki kat artmıştı. Vize muafiyetinin iptalinden sonra ise sadece 2016 yılında yüzde 82 oranında düşüş yaşandı.


28 Mart 2017 Salı

Ruslara göre en ideal yönetim biçimi 'Cumhuriyet'





Rusya'da faaliyet gösteren Vtsiom anket şirketinin sonuçlarına göre, Rus vatandaşlarının yüzde 88'lik kısmı Cumhuriyet’in en iyi yönetim biçimi olduğunu düşünüyor.

Ankette, Rus vatandaşlarının yüzde 88’i Cumhuriyet'in ülke için en iyi yönetim şekli olduğunu söyledi.

Rus vatandaşlarının % 68’i tek adam rejimine karşı çıktı. Buna karşın Monarşi karşıtlarının çoğu (%16) demokrasiye destek verdi.

Araştırmaya göre nüfusun yüzde 6'lık küçük bir kısmı, “yeni Rus hükümdar haline gelebilecek bir adam tanıyorum.” dedi. Katılımcıların yüzde 22'si ise, monarşiye karşı olmadıklarını ancak uygun bir aday göremediklerini dile getirdi.

Monarşiyi destekleyen katılımcıların yarısı, "Neden Monarşi’yi destekliyorsunuz?" sorusuna cevap veremedi. Bununla birlikte Rus vatandaşlarının yüzde 10’u "iktidarda bir kişi olmalıdır." diyor.

Anket 16-18 Mart tarihlerinde sabit ve cep telefonu numaralarının rastgele çevrilmesi yöntemiyle gerçekleştirildi. Ankete bin 800 vatandaş katıldı.


Emirhan Cengiz, Haberrus

Puşkin’in tek yurtdışı gezisi Erzurum ve Türkler hakkında notları




Birçok edebiyat eleştirmenine göre; İngilizlerin Shakespeare’ı ve İtalyanların Dante’si neyse Rusların Puşkin’i odur. Rus edebiyatının aynı zamanda kurucusu olarak görülür.

Puşkin, 38 yaşında çok genç sayılabilecek bir yaşta vefat etmesine rağmen bu kısa ömrüne birçok kallavi eseri sığdırmayı başarır.

Rus Devletinin zirveye çıktığı zamanlar ile Osmanlı Devletinin gerilemeye, çökmeye başladığı dönemler çakışır. Bu iki komşu devletin toplam 9 büyük savaş yaptığını tarih açık bir şekilde bize söyler. Milletler mücadelesinin tüm acımasızlığıyla devam ettiği İlber Ortaylı’nın deyimiyle “İmparatorluğun en uzun yüzyılı”nda Rusya ile Osmanlı Devleti arasında 1828–1829 yılları arasında yapılan ikinci büyük savaşta Puşkin, az bilenen diyarları görmek, bir tanık olmak gayesiyle bir sivil olarak orduya katılır.

Yazar 1829 yılında Osmanlı-Rus Savaşı’nın Doğu Cephesindeki bölgeye, bir tanık olarak katılır. Moskova’dan Tiflis’e, buradan Kars ve Erzurum’a olan yolculuğunda muharebenin yaptığı tahribatı ve yol güzergâhındaki birbirinden farklı yerleşim alanları, milletler, kültürler, gelenek ve görenekler hakkında tespitte bulunur. Örneğin Çerkezler ve Kırım Tatarları hakkında olumsuz yargılarını beyan eder. Bunların güvenilemeyecek milletler olduğunu, eşkıyalığın normal yaşam tarzları olduğunu, silahsız yaşamayacaklarını belirtir. Osetlerin bir cenaze merasimine katılır. Bunların yoksul olmalarına rağmen yolculara iyi davrandığından bahseder.

Ömrü boyunca Rusya ve Türkiye dışında Tiflis’teki hamamlar gibi iyi ve güzel hamamlarla karşılaşmadığını belirtir. Buradaki pahalılıktan ve sıtmalı hastaların cıva içerek tedavi edilmesine şaşırır. Puşkin, ordunun maiyetinde olmasına rağmen Türkler hakkında oldukça insancıl yaklaşmaya çalışır. Hatta eseri yazdıktan sonra Rus ordusunun propagandasını yapmadığı için birçok eleştiri de alır. Türklerden bahsederken savaş ortamında olduğundan olsa gerek birkaç yerde düşman diye bahseder.

Bunun dışında Türkler hakkındaki değerlendirme ve tespitlerinde objektif olmaya çalışır. Yazar, Erzurum’un teslim alınma sahnesini, buranın en yetkili askeri komutanın sarayı hakkındaki izlenimleri ve geri dönüşü hakkında epey bilgi verir. Teslim olan Serasker ve birkaç Paşayla tanıştırılır. Puşkin’in şair olduğunu söylemesiyle burada bulunan Türk Paşalardan birisi kendisine yakınlık hisseder ve şu güzel tespiti yapar: “Bir şairle karşılaşmak her zaman hayırlıdır. Şair, dervişin kardeşidir. Onun ne vatanı vardır, ne de dünya nimetlerinde gözü. Biz zavallılar şan, iktidar ve para peşinde koşarken; o, yeryüzünün hükümdarıyla aynı sırada durur ve herkes onun karşısında saygıyla eğilir.”

Yazarın mecruh olmuş bir Türk askeri hakkındaki gözlemleri; hem kaleminin kuvvetini hem de mümkün mertebe Türkler hakkında önyargılı olmadığını ortaya koyar: “Atım yolda yanlamasına uzanmış yatan genç bir Türk’ün cesedi önünde durdu. On sekiz yaşlarında bir delikanlıydı bu. Bir kızınkini andıran solgun yüzü henüz tazeliğini yitirmemişti. Sarığı tozlar içerisinde yatıyordu. Tıraşlı ensesinde bir kurşun yarası vardı.”


Not: Bu yazı Puşkin Nişanı sahibi Ataol Behramoğlu’nun Erzurum Yolculuğu’ndan derlenmiştir.

Okumak, tıpkı ekmek gibi her gün, her daim… Ne mutlu Rusya’ya!


Kaynak: http://www.turkrus.com/


17 ülkede 22 bin kişinin katılımıyla GfK adlı kurum tarafından yapılan bir araştırma, Rusya’nın dünyada en çok kitap okunan üç ülkeden biri olduğunu ortaya koydu.

Rusya halkının yüzde 59’u, “her gün, neredeyse her gün ya da haftada en az bir gün okuyorum” yanıtlarını işaretledi.  

Birinci sırada yüzde 70’lik oranla Çin yer aldı. İkinci olan Rusya’yı yüzde 57 ile İspanya izledi.

Araştırma kadınların erkeklerden daha fazla okuduğuna işaret ediyor.

İncelenen ülkeler içinde okuma oranının en düşük olduğu ülkeler Hollanda ve Güney Kore çıktı. Genel olarak, haftada hiç değilse bir kez kitap okuduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 50,7.

Türkiye, araştırılan 17 ülke arasında değildi. Rusya’da 2016 yılında 446 milyon kitap ve broşür basıldığı bildirildi.

25 Mart 2017 Cumartesi

Yevgeniy Haldey


Sovyetler Birliği'nin 2. Dünya Savaşı’ndaki en önemli askeri fotoğrafçısı olarak kabul edilen Yevgeniy Haldey yaşasaydı bugün 100. yaş gününü kutlayacaktı.

Murmansk'tan Berlin'e giden 1.418 günlük yolculuğuna Leica kamerasıyla çıkan Haldey'in fotoğrafları, tarihteki yerini aldı.


İşte onun belleklere kazınan en ünlü fotoğraflarından biri: 
Berlin üzerinde dalgalanan Zafer Bayrağı.